EN İYİ 10 TAVSİYE: OSCAR’LI GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ ROGER DEAKINS

“Roger Deakins” sinemaya ilgisi olup da sinematografiye özel ilgisi olmayanalar bile bu isime aşinadır. Shawshark Redemption, A Beautiful Mind, No Country for Old Men, True Grit, Skyfall, Blade Runner görüntü yönetmenliğini yaptığı işlerden sadece birkaçı. 100’den fazla ödülü olan bu görüntü yönetmenini bu kadar başarılı kılan, bu kadar başarılı işlere imza atmasını sağlayan özellikleri nelerdir?

Deakins’ı diğerlerinden ayıran en büyük farkı büyük ihtimal, asıl meseleye stil olarak bakmaması, hikaye için en iyisi ne ise onu yapıyor olmasıdır. Kendisi bu durumu şöyle anlatmıştır.

“Gösterişli bir plandan daha kötüsü yoktur. Ya da seyirci; Ne harika bir plan, ne kadar gösterişli bir crane hareketi diyorsa veya sahnedeki ışıklandırma tüm dikkati üzerine topluyorsa, bunlar kötüye işarettir.”

Teknik anlamda çok donanımlı olan Deakins duyguyu görüntüye aktarmakta çok başarılıdır. Film için gerekli araçları ve yöntemleri titizlik ile seçer. Herhalde bunların en başında sahnenin geçtiği mekanlar gelir. Görüntü yönetmeninin resminin iyi olabilmesi için; iyi bir sanat, kostüm ve reji departmanına ihtiyacı vardır. Bunlar bir bütün halinde resmi tamamlamaktadır.

Deakins’ın showreelindeki en iyi resimlerden biri olan bu kadraj sadece iyi bir resim olmanın ötesinde. Ancak, duygular ve hikaye anlatımı üzerinde yoğunlaşıyor.

Vücudun asıldığı yer acımasız ve güçlü bir rahatsızlık hissi uyandırıyor. Birbirlerine doğru eğilmiş ağaç gövdeleri arasında oluşmuş bir boşlukta asılı duruyor cansız beden. Karakterler sert bir doğa manzarası içinde özellikle küçük ve kırılgan gösterilmek için konumlandırılmış. Resme dikkatlice bakalım; mavi gökyüzü altında soğuk bir gün. Renklerde ve doğada bir yaşam belirtisi yok, bunların hepsi bir arada resmi çok daha güçlü kılıyor.

Şimdi 13 kez Oscar’a aday olan 4 Bafta ve 1 Oscar ödüllü bu görüntü yönetmeninin kendi yazdığı “Başarılı bir görüntü yönetmeni olmak için gerekli 10 tavsiye”sine bakalım.

 

  1. Hayat Deneyimi Edinin

Görüntü Yönetmeni filmi görsele döken kişidir ve yönetmenin sağ koludur. Ben fotoğraf okudum ve ardından İngiltere Ulusal Film Okuluna (National Film School) gittim ve sektöre böylece girmiş oldum ama girmenin birçok yolu var.

Ama bence en önemlisi dünyayı deneyimleyebilmek. Sinematografiyi öğrenemezsin ya da kopyalayamazsın. Bu iş senin dünyaya bakışın ile alakalıdır gerçekten. Belki çok gösterişli bir söz gibi gelebilir ama bence hayat deneyimi her zaman teknik bilgiden çok daha önemlidir.

 

  1. Seçici Olun

Her zaman kullanmak istediğim her tür ekipman hakkında seçici olmuşumdur. Ama genellikle karakter odaklı filmlere kapılıyorum, aksiyon filmlerine pek ilgim yok.

Çalışacağınız projeleri dikkatlice seçmek çok önemlidir. Uzun süre O filmde olacaksınız. Angeline Jolie’nin yönettiği “Unbroken” filmi ile Avusturalya’da 6 ay çalıştım. 6 aylık zaman ve yatırım, ancak çok değerli. Tamamından memnun oldum ama çok zor bir çekimdi. Uzun saatler çalışıyorsunuz, çoğunlukla haftanın 6 günü ve evden uzaktasınız. Yapmanız gereken bu tür fedakarlıklar vardır.

  1. İşbirlikçilerinizi İyi Seçin

Coen kardeşler ile olan ilişkim çok eskiye dayanır. İyi anlaştık ve çok iyi arkadaşız, onlarla her şeyi yaparım.

Skyfall’da Sam Mendes ile çalışmayı çok sevdim, büyük ihtimal başka bir Bond filmi çekmezdim. Bence bu film diğer Bond filmlerine göre daha karakter odaklıydı ve beni çeken de bu oldu. Bir sonraki Bond Filmini geri çevirdim ve gerçekten parçalanmıştım. Sam ile tekrar çalışmayı çok isterdim ama filme yeni bir şey katabileceğimi düşünmedim. Başka birisinin bu fırsata sahip olmasını istedim.

 

  1. Karar Vermek İçin Zaman Ayırın

Karım James, ben filmde çalışırken benimle seyahat ediyor. 20 yılın üzerindedir evliyiz ve kendisi kariyerimde çok etkili olmuştur. Yeni projeler hakkında hep beraber konuşur ve bir karara varırız. Aynı türden filmleri severiz, nadiren ayrı düştüğümüz olur. Çalışacağımız projelere karar vermek üzerinde uzun süre düşünmeyi gerektirir. Onunla her şeyin üzerinden geçeriz. Seçici olabileceğim günlerde olduğum için şanslıyım.

 

  1. Başkalarını Kopyalamayın

En iyisini kopyalayarak, nasıl ışıklandıracağınızı öğreneceğinizi düşünmeyin. Hepimiz lens seçiminde, kompozisyon ve kamera hareketi belirlemede kendi yolumuzu buluyoruz. Çoğunlukla bir kişinin işini diğerinden ayırt edebilirsiniz. Dolayısıyla bir kişi olarak gelişmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Var olma biçiminizi geliştirmelisiniz. Yoksa ne yapıyorsun? Sadece kopyalamak ya da bir teknik öğrenmek ve bunu uygulamak hiç doğru bir şey değil. Pek de ilgi çekici olmaz.

  1. Işıklandırmanın Önemini Anlayın

Başka bir görüntü yönetmeninin Shanwshank hakkındaki yorumunu hatırlıyorum. “Evet çok güzel çekilmiş ama içinde hiç ışıklandırma yok”.

Filmin çoğunu hapishanede çektik ve kesinlikle çok karanlıktı. Filmin dış çekimleri de dahil birçok planda çok fazla ışık kullandım. Bu yüzden tam tersine çok iyi bir iltifattı benim için, çünkü birçok meslektaşım doğal ışık ile çektiğimi düşünürken gerçek bu değildi. Yani bir yandan mekanı aydınlatırken oyuncuları görebilmen gerekir, bunun ötesinde ruh durumunu anlatan, oyuncuların o dünyanın içinde olduğu ve seyircinin içine daldığı bir alanı aydınlatıyorsun. Işık, harika filmin en önemli özelliklerinden biridir.

 

  1. Kısa Yoldan Gitmeyin

Bir filme çalışırken bazen günde 12,14,16, hatta 18 saat çalışıyorsun ve çoğunlukla yorgunsun ve bazen baskı bir şeyleri hızlı yapmanı ve kestirmeden yapmanı gerektirir ve sonra pişman olursun. Ne zaman bir şeyi yaparken “yapabileceğimin en iyisi olmasa da idare eder” diye düşünüyorsan sonrasında her zaman pişman olursun. Filmin şartları dahilinde herhangi bir şey yanlışsa, izleyicinin o dünyadaki deneyimi sersemleşir ve o dünyadan uzaklaşır.

Dedikleri gibi yaptığın şey sonsuza kadar yaşar. Azmetmek önemlidir, çünkü sadece azmedenler kendine özgü bir şey yaratır.

 

  1. Teknolojiyi Takip Edin Fakat Öykü Anlatımını Hatırlayın

Yeni teknolojiyi takip etmelisiniz, çok hızlı değişiyor. Kameralar değişiyor, steadicam gibi teknikler geliyor, artık vinçlerimiz var; ama hala hikaye anlatıyorsun, kadraj yapıyorsun ve kamerayı hareket ettiriyorsun. Bunları nasıl yaptığın çok önemli, teknoloji önemli fakat sadece geri planda, en sonda, boya fırçası gibi.

 

  1. Rahat Kıyafetler Giyin

Ben kendi saçımı keserim. Benim kuaförüm 11 yaşımda iken öldü, gerçekten çok iyi bir insandı. Başkasını bulamadım bu yüzden kendim kesmeye başladım. Kulağa aptalca geldiğini biliyorum ama gerçekten insanların boşuna yaygara yapmasından hoşlanmam, bu sadece saç. Çok rahat ettiğim bir çift kovboy çizmem var, bir kot ve beyaz gömlek giyerim her gün. İngiltere’de çalışırken siyah giyerim fakat Amerika’da hep beyaz. 10 tane beyaz gömleğim ve 3 tane kotum var böylece sabah kalkınca ne giyeceğim diye düşünmeme gerek yok. 10 dakika içinde giyinip kapıdan çıkmaya hazır olurum. Bu aptalca ama üniformamı giyiyorum ve işe hazırım gibi bir şey.

 

  1. Bir şeyleri Bir Kenara Koymayı Öğrenin

Birkaç kez filmden kovuldum ve bu çok korkunç bir şeydi. Böyle bir şey olduğunda olaya bakmalı ve bunun sizin ile alakalı olmayabileceğini anlamanız gerekiyor. Özellikle kalın bir derim yok ama bir şeyleri geride bırakmak önemlidir.

Bazı filmler çok zordu ve bazen çok zorlanırsın ve işi yapmak için diğerleri ile çatışma içinde olursun. Fakat yine de başka bir şey yapmak istemezsin. Bu deneyimleri seviyorum çünkü sonunda bir şeyler yaratabildiğim için tatmin olmuş hissediyorum.

TFNPRO

“ Türkiye Film, Reklam ve Televizyon Sektörü çalışanları artık TFNPRO’da buluşuyor. Yeni işler, ekipler buradan bulunuyor. TFNPRO’da birleşiyor, konuşuyor, dertleşiyor, birbirimize soruyor, birbirimizden öğreniyoruz. Birlikte Film yapmayı seviyoruz. Çünkü Film Ekip İşidir!”

İletişim

TFNPRO
Her türlü soru, yorum ve destek için;
info@tfnpro.com